Üç defa çalarlardı ellerindeki çanı,arkasından tiz bir sesle "yoğurtçuuuu" diyerek geldiklerini mahalleye haber verirlerdi.Aslında bilirdi herkes onların geliş saatini.Eline tabağını,tenceresini alan kapıya çıkardı,içimizden biriydi onlar, nerede para pul ? Akıl defterine yazılırdı alınanlar...
Yoğurtlar daha sadeydi o zamanlar.İçinde şimdiki gibi adlarını bile bilmediğimiz katkı maddeleri yoktu,hile hurda hiç yoktu,alın teri ve saf sütten çalınırdı geniş tepsilere yoğurtlar,ağaç askının iki kefesinde kilo ile satılırdı.
Zamanla herşey değiştiği gibi alışkanlıklarımız da değişti.Yoğurtçuluk da mazinin tozlu sayfaları arasına adını yazdırdı.Şimdilerde sadece eski Türk filmlerindeki sahnelerde görüyoruz.Dikkatimizi çekiyor mu bilinmez ama eski zamanların hatırda kalan bir mesleğiydi.
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!