Evsel atıklar 60'larda ve 70’lerde, şimdiki gibi tek kullanımlık siyah çöp poşetlerine konulmaz, mutfaklarda lavabo altlarında duran, bakkallardan temin edilen peynir ya da zeytin tenekelerinin içinde biriktirilirdi.
Kutuların üstlerinde iki yanlarına açılmış olan deliklerden geçirilen kalınca bir telle oluşturulmuş taşıma kulpları olurdu. Her kutunun dört bir yanına, diğerleriyle karışmaması için, yağlıboyayla büyük rakamlarla daire numarası yazılırdı.
Çöp kamyonunun geçeceği saat yaklaşınca bu kovalar evin önüne indirilerek kapı önüne sıra sıra dizilen diğer kovaların yanına bırakılırdı. Temizlik görevlileri içlerini boşalttıkları çöp kovalarını atmayarak geri bırakırlardı.
Boş kovalar tekrar geri alınırlardı. Kovalar iyice yıpranıp dağılıncaya kadar kullanılırlardı. Özellikle karpuz-kavun kabuklarının sularından gitgide dipleri pas tutar, tam da çöp arabasına yetiştirilmeye koşturulurken, sokağın ortasında lehim yerlerinden ayrılır ve birden içindeki çöpler yere boşalırdı.
Yanlışlıkla çöp arabasına atılan yeni kovalar ise, özellikle ev kadınları tarafından başlatılan kavgalara sebep olduğundan, bunlar çöpçüler tarafından dikkatlice boşaltılırlardı.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!