14. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali kapsamında düzenlenen Yuvarlak Masa Toplantısı’nda belgesel sinemacılar Kültür Bakanlığı, TRT ve RTÜK yetkilileriyle bir araya geldi.
Ihlamur Kasrı’nda gerçekleştirilen Yuvarlak Masa Toplantısı’na Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Ş. Abdurrahman Çelik, TRT Genel Müdür Yardımcısı Zeynel Koç, RTÜK İstanbul Bölge Temsilcisi Murat Soysal, Avrupa Belgeselciler Ağı Başkanı C. Cay Wesnigk, Alman Belgeselciler Birliği Başkanı Tomas Frickel, İz TV Genel Koordinatörü Coşkun Aral, Belgesel Sinemacılar Birliği Başkanı Hasan Özgen ve festival komitesi üyeleri katıldı.
"Belgesel Sinema Sınırlarını Genişletiyor: Yapım-Yayın-Dağıtım Alanında Yeni İmkanlar" konulu toplantının açılış konuşmasını yapan BSB Başkanı Hasan Özgen “Biz bağımsız belgeselcileri temsil eden bir kuruluşuz. Belgesel Sinema ile ilgili yeni bir yaklaşımı hep birlikte inşa etmek için toplandık.
Yapımcısı olmayan bir yönetmen sineması olan Belgesel Sinema, üretimle festivaller arasında sıkışıp kalıyor. Bize ağırlıklı olarak Kültür Bakanlığı destek veriyor, son yıllarda da TRT dahil oldu. Ancak bu aktörleri çoğaltmamız gerekiyor” dedi.
“500 projeye destek verdik, arşivimizde 1.700 film var”
Son dönemlerde Belgesel Sinema alanında yaşanan en önemli gelişmenin bir devlet televizyonunun belgesele ayrılması olduğunu söyleyen Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Ş. Abdurrahman Çelik, 2005 yılından bu yana 500 civarında belgesel projesine yapım desteği verdiklerini ve Kültür Bakanlığı’nın arşivinde bin 700 civarı belgesel film bulunduğunu belirtti.
Türkiye’de üretilen toplam belgesel sayısının 5 bini bulduğuna işaret eden Çelik açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bu Avrupa ülkelerine göre çok komik bir rakam. Sadece Tataristan’da üretilen film sayısı 23 bin civarında. Avrupa ülkelerinde bu rakam 40 binlere kadar çıkıyor.
Bu rakamlara bakınca bizim daha çok yol kat etmemiz gerektiğini görüyoruz. Ancak 2005 yılından bu yana hem Bakanlık hem TRT hem de özel sektör bu alanın gelişmesi üzerine çok ciddi ve doğru adımlar attılar. Bundan sonraki dönemde bu konunun üzerine daha çok eğilmek ve stratejik planlama yapmak gerekiyor.
Bu konuda özel sektöre, sivil toplum örgütlerine, kamuya, televizyon kanallarına düşen görev ne olmalıyı tartışmalıyız. Bu alanı Bakanlık olarak önemsiyoruz çünkü, Belgesel Sinema’nın gelişmesi Türkiye’deki sinema sektörünün gelişmesine de önemli katkı sağlayacak.
Belgeseller sayesinde Türkiye’deki doğal, kültürel, politik, siyasi anlamdaki dokümanlar gelecek nesillere taşınacak. Belgeselciliği kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi finansmanını sağlayan, projesini yaratan profesyonel bir hale getirmek lazım.” 2004 yılında sponsorluk yasasında düzenleme yaptıklarını hatırlatan Çelik, özel sektörün elinde böyle bir imkan olduğuna ve belgeselcilerin bu yolu zorlamaları gerektiğine dikkat çekti.
“Yeni anlayışlara ihtiyaç var”
Sektörün son yıllarda sıçrama yaşadığını düşünen bir başka isim de TRT Genel Müdürü Zeynel Koç. Kurum içinde bir teşvik mekanizması oluşturmaya çalıştıklarını belirten Koç, kurum ve kuruluşların beklentileriyle örtüşecek filmler yapmanın ödenek konusunda kolaylık sağlayabileceğini dile getirdi.
Koç, “Belgesel anlayışında da belli değişikliklere gitmek zorundayız. Artık izleyiciyi bilgilendiren belgesel anlayışından daha çok sinema dili kuvvetli, görsel anlatımı iyi kurgulanmış filmlere ihtiyaç var” dedi.
Belgeselcilerin filmlerinin yayın kuşaklarında uygun yer alamamasıyla ilgili şikayetlerine karşı yeni bir belgesel kanalı oluşturduklarını hatırlatan Koç, TRT Uluslararası Belgesel Yarışması sayesinde de çok yüksek rakamlar olmasa da sektöre belli bir kaynak sağladıklarını belirtti.
“Belgesel filmi olmayan bir ulus fotoğraf albümü olmayan aileye benzer”
1.000’den fazla üyesi bulunan Avrupa Belgeselciler Ağı’nın Başkanı (EDN) C. Cay Wesnigk ise belgesel filmi olmayan bir ulusu fotoğraf albümü olmayan bir aileye benzetti.
Farklı görüşlerden ve farklı bakışlardan yola çıkılarak gerçekliğin bütününe ulaşılabileceğini, bu nedenle bütün bakış açılarının dahil olacağı bir sisteme ihtiyaç olduğunu dile getiren Belgesel Ustası Wesnigk, “Aile albümü yapmak istiyorsak kimseyi dışarıda tutmadan her bireye kendi fotoğrafını çekecek makineleri verebilmeliyiz.
Filmin izleyen kişinin üzerinde büyük etki yaratabilmesi için filmi yapanın bu işe dört beş elle birden sarılması gerekir. Bu da ancak finansal destekle sağlanabilir. Farklı finansman kaynaklarına ihtiyaç var.
Ancak o zaman bu sektörde çalışan biri üretmeye, işine şevkle sarılmaya, öğrenmeye hevesli olur. TRT ve Bakanlık sektörün iki önemli taşıyıcı sütunu.
Bu bahçeyi düzeltmekte başarılı olursanız hem daha çok ziyaretçi çekersiniz hem de ürettiğiniz ürünlerden gelir elde edersiniz.
Film finansmanının filmin yapıldığı ülkeden gelmesi çok önemli. 5 milyon Euro’yu bu tür bir hedef için bir kenara koyabilmelisiniz. Belgesel filmi endüstri haline getirmek istiyorsanız birbirini takip eden adımlar atmalısınız.
Birinci adım eğitim, ikinci adım TV kanallarına sadece yayınlamaları için değil maddi katkı da sağlamaları için sorumluluk vermek, üçüncü adım da ülke içinde promosyon olmalı. Türkiye’de 80 milyon insansınız ve bu 80 milyonun kendi hikayelerini farklı açılardan görmek gibi bir hakları var.
Sesinizin güçlü olması gerekiyor. Bağımsız film festivallerinde varlık gösterebilmeniz çok önemli. Devlet maddi desteği az sağlıyorsa filmin dağıtımına ve gösterilmesine katkı sağlamalı.”
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!