Bu yıl “DarAlanlar” temasıyla organize edilen festival, 5 günde 11 bin 170 kişi tarafından takip edildi. Belgesel Sinema’nın eğitim, motivasyon ya da doğa filmi olarak algılandığı bir ülkede salonların tıklım tıklım dolması festivalcilerin yüzünü güldürdü.
Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla ve Beyoğlu Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB) tarafından 14 yıldır organize edilen İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, dün son gösterimlerini gerçekleştirdi.
29 Eylül, Perşembe günü başlayan festival 5 günde 11 bin 170 kişi tarafından takip edildi. Bu yıl “DarAlanlar” temasıyla organize edilen ve 23’ü Türkiye’den 47’si yurtdışından olmak üzere 70 filmin gösterildiği festivale 14 farklı ülkeden 20 yabancı yönetmen konuk olarak katıldı.
Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi, Fransız Kültür Merkezi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Beşiktaş Belediyesi Ortaköy Kültür Merkezi’nde ücretsiz gösterilen filmler sinemaseverlerden büyük ilgi gördü.
Festivalde gündelik yaşamda es geçilen, farkına varılmayan, farkına varıldığı halde derinleşilmeyen, bazen bilerek ötelenilen, bazen nedeni belirsiz bir öfke ile anlamamak için direnilen binbir insanlık hallerinden kesitler sunulduğunu söyleyen Belgesel Sinemacılar Birliği Başkanı Hasan Özgen, “Bugün, bolluğun içinde yoksul, kalabalığın içinde yalnız, gökdelenlerin arasında evsiz, bilgi deryasında cahil, olağanüstü teknolojik sıçramaların gölgesinde ilkel kaldık.
Bize yeni bir uygarlık gerekiyor. İnsanı, insanı besleyen doğal ve kültürel çevrenin dokunulmazlığını yaşamın vazgeçilmez ön koşulu olarak gören yeni bir uygarlık… Aklımızın ve vicdanımızın tertemiz kalacağı bir uygarlık...
Bence belgeselciler, bu yeni uygarlığın yeterince farkına varılmamış sosyal mimarlarıdır. Onlar gerçeklik bilgisinin, egemenler tarafından iğdiş edilmesine aldırmadan yıllardır bize yeni bir akıl, yeni bir bakış, yeni bir vicdan yaratabilmek için koşturuyorlar.
Gerçekliği egemenliklere yapışık olmaktan, bilgiyi imaj olmaktan, ihtiyaçlarımızı marka olmaktan kurtarmaya çabalıyorlar. Görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyorlar. İyi ki varlar, iyi ki üretiyorlar” dedi.
46 ülkeden, 70 film
“Dar Alanlar-Daralanlar” temasıyla organize edilen 14. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali’nin gösterimleri 7 renk altında programlandı.
Bu yıl 7-15 yaş arası çocuklar için Türkiye’den ve dünyadan 8 film seçtiklerini ve ana programdan ayrı olarak, küçük izleyicilere sunduklarını söyleyen Festivalin Yürütme Kurulu Başkanı Mustafa Ünlü, 1001 kapsamında gerçekleştirilen diğer önemli etkinlikleri de şöyle sıraladı:
“1001 Her yıl olduğu gibi bu yıl da önemli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Festival kapsamında gerçekleştirilen önemli etkinliklerden biri Türkiye-Almanya Belgesel Sinema Buluşması’ydı. Her iki ülkeden belgeselcilerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğin iki önemli konuğu vardı; Avrupa Belgeselciler Ağı (EDN) Başkanı C. Cay Wesnigk ve Alman Belgeselciler Birliği Başkanı Tomas Frickel. Wesnigk ayrıca, 30 Eylül Cuma günü, Fransız Kültür Merkezi’nde, Dijital Dağıtım konulu bir seminer verdi.
Seminerde dijital hak yönetim sistemleri, Apples I-Tunes, Youtube ya da Amazon gibi yeni pazar yerleri, internetin film dağıtımındaki payı gibi pek çok konuyu değerlendirdi. Geçen yıl başlattığımız Sinema Laboratuarı bu yıl da devam etti.
Türkiye’nin önemli belgesel sinema yönetmenlerinden Ersan Ocak, Kurtuluş Özgen, Yazılımcı Koray Löker ve Araştırmacı-Yazar Alkım Özaygen tarafından kurgulanan bu bölümde, sinema alanında ortaya çıkan yenilikler tartışıldı.
1 Ekim, Cumartesi, Beyoğlu Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen Sinema Laboratuarı’nın ilk bölümde Yönetmen Ümit Kıvanç’ın son filmi 16 Ton örnek proje olarak ele alınırken, ikinci bölümde mülkiyet ve telif ile yeni ilişkilenme biçimleri konusu tartışıldı.”
Festivalde yoğun ilgi gören bir başka etkinlikte “Belgesel Arkası”ydı. Film gösterimlerinin ardından yönetmenler izleyicilerle bir araya gelerek yapım süreçlerini, izlenimlerini, deneyimlerini, sinema anlayışlarını paylaştı.
Festivalden kısa kısa…
Çocuklar da belgeselle tanıştı
Festivalde bu yıl ilk kez, çocuklara özel bir bölüm vardı. “Çocuklar İçin Belgeseller” bölümünde, Çürük Elma, Oyun Devam Etmeli, Enda’nın Günü, Sütçü Kadın ve Oğlu’nun yanı sıra 12 filmden oluşan Define Sandığı isimli filmin dört bölümü gösterildi.
Tüm dünyadan yönetmenlerin, 07-15 yaş grubuna yönelik hazırladıkları ve gerçek öyküleri konu alan belgeseller Beyoğlu Gençlik Merkezi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Fransız Kültür Merkezi’nde gösterildi. Gösterimlere İstanbul’un çeşitli semtlerinden gelen okulların yanı sıra Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan da katılım oldu.
“DarAlan” çocuklar da, sanatçılar da bu festivaldeydi
Yunanistan’da oyun alanı bulamadıkları için “DarAlan” çocukları konu alan Oyun Devam Etmeli (The Game Must Go On) filmiyle açılan festival kapsamında İran, İspanya, Almanya, İsveç, Hollanda, Lübnan gibi dünyanın dört bir yanından 70 film gösterildi. 29 Eylül Perşembe günü, Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi’nde düzenlenen törende açılış konuşması yapan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan “Geçmişimizdeki birikimleri iyi yorumlayıp geleceği ona göre programlamak gerekiyor.
İstanbul’un her semti belgesellere konu olacak hikayelere sahip. Belgesel Sinemacılar Birliği Arşivist isimli bir proje üzerine çalışıyor. Telifli belgeseller üzerinden yürüyecek bu çalışma, belgesellerin yüksek nitelikte korunmasını ve yasalara uygun paylaşımını sağlayacak.
Kültür tarihimizi kayıt altında tutan belgeselcilerle bir arada olmaktan, bu festivale evsahipliği yapmaktan son derece mutluyuz” dedi. 14. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali’nin açılışında belgesellere konu olacak nitelikte bir hayat hikayesi olan Kongolu Müzisyen Enzo İkah sahne aldı.
Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali’nin 14’üncüsü Boğaz’da kutlandı!
1001 hikayeyle, 1001 emekle, 1001 heyecanla organize edilen 14. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali için dünya belgesel sinemasından 20 önemli isim İstanbul’a geldi. Beşiktaş’tan kalkan tekneyle Boğaz turu yapan yabancı konuklara Belgesel Sinemacılar Birliği üyeleri, yönetmenler, yapımcılar, akademisyenler, sinema emekçileri ve gazetecilerden oluşan kalabalık bir grup eşlik etti.
Davete Hitler's Hitparade filminin yönetmeni, Avrupa Belgeselciler Ağı Başkanı Cay Wesnigk ve Moon Conspiracy filminin yönetmeni, Alman Belgeselciler Birliği Başkanı Thomas Frickel’in yanı sıra Ewa Żukowska (Seduction Camp), Konrad Szołajski (Seduction Camp), Mohammmadreza Farzad (Into Thin Air), Esther Pérez de Eulate (Public Poetic Square), Marieke Schellart (Eggs for Later), Kahlil Zaarour (Scent of an Angel), Maria Luisa Gambale (Sarabah), Christoph Boekel (Love Stories From Moskow), Marianna Kaat (Pit No:8), Fotos Lamprinos (Yoldaş Kaptan Kemal), Barbara Trottnow (German For Love), Anna Tsiarta (In This Waiting) gibi yabancı yönetmen ve yapımcılar da katıldı.
Beşiktaş Belediyesi’nin destekleriyle gerçekleştirilen Boğaziçi gezisinde ülkesinde yaşanan iç savaştan “DarAlan” ve İstanbul’a yerleşmek zorunda kalan Kongolu Müzisyen Enzo İkah mini bir konser verdi.
Belgesel sinemanın sorunları masaya yatırıldı
14. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali kapsamında, Ihlamur Kasrı’nda gerçekleştirilen Yuvarlak Masa Toplantısı’na Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Ş. Abdurrahman Çelik, TRT Genel Müdür Yardımcısı Zeynel Koç, RTÜK İstanbul Bölge Temsilcisi Murat Soysal, Avrupa Belgeselciler Ağı Başkanı C. Cay Wesnigk, Alman Belgeselciler Birliği Başkanı Tomas Frickel, İz TV Genel Koordinatörü Coşkun Aral, Belgesel Sinemacılar Birliği Başkanı Hasan Özgen ve festival komitesi üyeleri katıldı.
"Belgesel Sinema Sınırlarını Genişletiyor: Yapım-Yayın-Dağıtım Alanında Yeni İmkanlar" konulu toplantıda konuşan Abdurrahman Çelik, son dönemlerde Belgesel Sinema alanında yaşanan en önemli gelişmenin bir devlet televizyonunun belgesele ayrılması olduğunu söyledi.
2005 yılından bu yana 500 civarında belgesel projesine yapım desteği verdiklerini ve Kültür Bakanlığı’nın arşivinde bin 700 civarında belgesel film bulunduğunu belirten Çelik, Türkiye’de üretilen toplam belgesel sayısının 5 bini bulduğuna işaret etti. Çelik, “Avrupa ülkelerinde bu rakamın 40 bin civarında. Sadece Tataristan’da üretilen film sayısı 23 bin.
Daha çok yol kat etmemiz gerekiyor. Bundan sonraki dönemde bu konunun üzerine daha fazla eğileceğiz. Bu alanı Bakanlık olarak önemsiyoruz çünkü, Belgesel Sinema’nın gelişmesi Türkiye’deki sinema sektörünün gelişmesine de önemli katkı sağlayacak” dedi.
Açık hava da sinema keyfi
Kültür Bakanlığı, Beyoğlu Belediyesi, German Films, RAK Free Trade Zone, Fransız Kültür Merkezi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi, DF İstanbul, Grafcad, Kumbara Sanat, Beşiktaş Belediyesi gibi kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen 14. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali kapsamında cumartesi ve pazar günleri “yazlık sinema” gösterimleri yapıldı.
Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi’ne ait anfi tiyatroda cumartesi günü Yoldaş Kaptan Kemal, Afrika Ana, pazar günü de ODEON: Zaman Durdu, Ben Geldim Gidiyorum ve Hitler’in Hitleri filmleri gösterildi.
Filmler İznik’teki “İzleme Kampı”nda seçildi
Bu yıl festivalde gösterilmesi için gönderilen 530 film festival komitesi tarafından üç ay boyunca izlenerek ön elemeden geçirildi. Ön elemeyi geçen filmlerse 12 Ağustos’ta, İznik’te düzenlenen 3 günlük İzleme Kampı’nda akademisyenlerden, yönetmenlerden, yapımcılardan ve sinema emekçilerinden oluşan 70 kişilik bir grup tarafından izlendi. Seçilen filmler konularına göre siyah, kırmızı, turuncu, sarı, mavi, mor ve yeşil olmak üzere 7 ayrı başlık altında toplandı.
Festival afişi yarışmayla seçildi
Festival bu sene dikkat çekici bir afişle tanıtıldı. Afiş Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Başkanı Profesör Aysegül İzer'in öğrencileri arasında düzenlenen bir yarışma sonucunda seçildi. Festival afişi yarışmasının birincisi, tasarımında ellerle sıkıştırılmış bir yüz kullanan, Fatih Gözenç oldu. Genç tasarımcı ödülünü Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın elinden aldı.
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!