Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar, 'iyi günde kötü günde' diyerek başladıkları evliliklerini çok daha kolay bitirebiliyor. Peki "Günümüz evlilikleri" en çok hangi sebeple sona eriyor?
İş hayatında eskisinden daha fazla sayıda ve daha etkin rol alan kadınlar, mutsuz oldukları evliliklerden ve ilişkilerden çok daha kolay uzaklaşıyor.
Erkekler ise sevgililerinin ya da eşlerinin kariyer başarısından gurur duymakta her zaman başarılı olamıyor ve acısını kadından çıkarmayı tercih ediyor.
Zayıf iletişim
Yeni nesil evliliklerde kadın da erkek de çalıştığı için, iki taraf da akşam eve yorgun geliyor. Çiftler ayrı koltuklara uzanıp televizyon karşısında uyuyakalıyor ya da farklı odalarda farklı programlar izliyorlar.
Sadece erkeğin çalışması halinde, günümüz koşullarında evin geçimini sağlayabilmek için çok yoğun çalışmak zorunda kalan erkek eve geldiğinde eşini dinlemek, eve ve çocuklara dair sorunları duymak istemiyor.
Çalışma saatlerinin hafta sonuna sarkması tatil programları yapmaya da engel olabiliyor. Tüm bunların sonucu olarak eşler arasındaki paylaşım ve iletişim azalıyor, taraflar birbirlerinin iş ve sosyal hayatları hakkında hiçbir şey bilmez hale geliyor. Zaman içinde birbirlerinin sadece birer ev arkadaşı haline gelen eşler, hem yalnız hem stresli oluyor.
Kendini çocuğa adamak
Evliliklerde özellikle kadınların çok sık yaptığı hatalardan biri de kendilerini çocuklara adamak... Kadın, doğum yaptıktan sonra ilgi ve sevgi odağını değiştirip tamamen çocuğa yönelmeye başlayabiliyor.
Çocuğunu uyuturken onun yanında yatıyor ya da çocuğu yataklarına alıyor. Bu durum eşlerin hem duygusal hem de cinsel paylaşımını azaltıyor. Erkek kendini itilmiş hissediyor. Daha az görülmekle birlikte bazı erkekler de aynı şekilde çocuklarına aşırı ilgi gösterip eşlerini ihmal edebiliyor.
Önceliği anne-babaya vermek
Bazı kadınlar ve erkekler evlendikten sonra dahi kendilerini hala ailelerine ait hissediyorlar ve önceliği anne-babalarına veriyorlar. Kadınların çalışıyor olması erkeğin ya da kadının annesinin bazen de hem anne hem babasının aynı evde yaşamasını gerektiriyor.
Evde büyüklerin de yaşıyor olması çiftlerin cinsel hayatlarını sadece yatak odası ile sınırlı hale getiriyor. Ses duyulacak, fark edilecek korkuları cinsel hayattaki heyecanları azaltıyor. Anne ya da kayınvalidenin bazen de babanın, eşler arasındaki sorunlara doğrudan müdahale etmesi de sorun yaratıyor.
Tartışan çift akşam yatak odasında baş başa kaldığında barışsa bile olaya şahit olan büyükler konuyu tekrar tekrar hatırlatabiliyor. Anneleri tarafından yönetilen kadın veya erkek bu durumda etki altında kalabiliyor.
Cinsel problemler
Çocukluktan itibaren cinsellik hakkında korkutularak yetiştirilen kız çocukları yetişkinlik döneminde çeşitli sorunlarla karşılaşabiliyor. Cinsel ilişkiye girememe (vajinismus) ya da orgazm olamama gibi sorunlar kadınların cinselliğe bir zorunluluk gibi yaklaşmasına neden oluyor.
Evliliğini sürdürebilmek için zorla cinsel ilişkiye giren kadınlar zamanla eşlerinden kaçmaya, uzaklaşmaya başlayabiliyor. Erkekler ise erken boşalma ya da ereksiyon olamama gibi sorunlar yaşayabiliyor ancak bunların tedavisinden çekiniyor, doktora gitmeyi reddedebiliyor. Cinsel paylaşımdaki sorunlar evliliklerin çatırdamasına neden oluyor.
Aldatma
Aldatma her iki taraf için de kabul edilemez olarak nitelendirilse de Türk toplumunda kadınlar çoğunlukla eşlerini affetmeyi seçiyor. İlk başta öfkelenen, sert tepki veren kadınlar zaman içinde olayı sineye çekmeyi tercih ediyor. Ekonomik özgürlüğü olan ya da çocuğu olmayan kadınlar aldatıldığında ayrılma kararını daha kolay alabiliyor. Ancak aldatan taraf kadın olduğunda erkeklerin yüzde 90'ı hemen ayrılmak istiyor.
Kariyeri sorun etmek
Son yıllarda kadınların iş hayatında hızla yükselmeye başlaması, eşlerinden daha üst pozisyonlarda görev almaları sonucunu da doğuruyor. Bazı erkekler bu durumdan mutluluk duyabilirken bazıları ise bunu sorun haline getirebiliyor.
Karısının iş hayatındaki ilerlemesini engellemek isteyen eş, olmadık konulardan sorun çıkarıyor, eşinin iş seyahatine gitmesini engelliyor, sonunda da eşini aldatarak bir anlamda intikam almaya çalışabiliyor.
Ekonomik sıkıntılar
Türk toplumunda kadının çalışıp çalışmaması halen büyük bir sorun olmazken erkeğin işsiz kalması, sürekli iş değiştirmesi, çalışmaması, iflas etmesi ya da işindeki sorunları eve yansıtması evliliklerde ayrılık nedeni olabiliyor.
Evlilikler 'iyi günde kötü günde' sözü ile başlasa da kadınlar böyle durumlarda terk edici olabiliyor. Kadının ailesinin bu konuda destek verdiği durumda kadın daha kolay karar verebiliyor.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!