23 Mayıs 2012 Çarşamba

Hasan Gürel

12 Ekim 2010, 21:44
Hasan Gürel
Karahallı’daki Boğaz Camii’nin imamı Hafız Şerif Efendi ile Ümmühan Hanımın dördüncü erkek çocuğu olarak 1920’de doğan Hasan Gürel, kalabalık ailesinin geçimini sağlamak zorunda kalınca gittiği Kütahya lisesini yarım bıraktı. Askerlik çağına kadar kardeşleri ve babasıyla dokuma tezgahlarında çalıştı. Askerliği İkinci Dünya Savaşı’na rastladı. Ailesinden kaçarak cebinde 5 kuruş olmadan geldiği İstanbul’da, savaşın ardından yaşanan sıkıntılı günlerde yaşam mücadelesi verdi. 

Dikkati hayatını değiştirdi

Sultanhamam’ilk ayak bastığında ne yapacağını bilmeyen Hasan Gürel’in hayatı, Büyük Postahane’nin karşısında lastik ayakkabı satan bir dükkanın önünde değişti. Gürel, ayakkabıların içinde kırmızı astar bir bez olduğunu görünce dükkana girip "Ben bu bezden üretmek istiyorum" dedi. Dükkanın sahibi Abdullah Binatlı babacan bir tavırla "Peki üret de getir" karşılığını verdi. Uşak’tan getirttiği ham bezi, Mahmutpaşa’da Ermeni bir ustaya boyattı. Binatlı, elinde kumaşla gelen Gürel’i öperek kutladı, kasacısına "Bu oğlan ne getirirse al" diye tembihledi. Hasan Gürel’in, Türkiye’nin en büyük sanayicilerinden birisi olmasına uzanan başarı öyküsü böyle başlamıştı. Dikkatiyle ilk önemli işini yapan Hasan Gürel, yaşamı boyunca bu özelliği sayesinde önemli ve öncü işler yaptı.

Gaz tenekesinde Türkiye'nin ilk tişörtünü üretti

Tişörtte Türkiye’de insanların diline yerleşen ’penye’ kelimesi, Hasan Gürel’den çıktı. Henüz 20’li yaşlarındayken, Sultanhamam’da çalıştığı dükkanın önünde vitrinleri inceleyen bir hippiyi görüp üzerindeki batik tişörte dikkat kesildi. Ambalaj ipliği, gaz tenekesi, sıcak su ve 50 gram suyla, bir erkek fanilasını boyayarak Türkiye’nin ilk tişörtünü üretti. Etrafını saran esnaf, Hasan Gürel’in ne yaptığını anlamaya çalışıyordu. Fanilayı ambalaj ipiyle bağlayıp, kahveciden aldığı sıcak suyu doldurduğu gaz tenekesinde yaptığı deney başarıyla sonuçlanmıştı.

Okul yılları sonrası askerliğine kadar geçen süre içinde Karahallı’daki evinde el tezgahı dokuduktan sonra 1944 yılı yazında ticaret amacıyla
İstanbul’a gelen Hasan Gürel bir süre tekstil ticareti yaptıktan sonra yazma- tülbent imalatına başlamış, yıllar içinde Türkiye’nin en büyük tekstil ve örme imal eden firması olan Penyelüks fabrikasını kurmuştur. 50 bin metre kare büyüklüğündeki bu fabrikada bir dönem aynı anda üç bin işçi çalışmaktaydı.

Hasan Gürel’in Karahallı ve Sefaköy’de kendi adını taşıdığı birer ilk öğretim okuluyla yine  Sefaköy’de adını taşıyan bir dispanser ve bir camii bulunmaktadır.

En güçlü dönemlerinde yüzlerce öğrenciye verdiği burs,yaptığı yardım ve eserleriyle Hasan Gürel adını tarihe yazdırmıştır.31 Mayıs 2009'da vefat eden Hasan Gürel Zicirlikuyu Mezarlığı’nda aile kabristanına defnedilmiştir.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Küçükçekmece' de yaşamaktan memnun musunuz?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV