Süleyman Şah Üniversitesi Ekonomik Etüdler Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin (ŞAHEEM) Kasım ayı ödemeler dengesi rakamlarına ilişkin hazırlamış olduğu ekonomi raporunda şunlara değinildi:
Merkez Bankası tarafından açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre Kasım ayında cari işlemler dengesi 5,19 milyar dolar açık verdi.
Bu veri ile birlikte 2011 Ocak-Kasım dönemi toplam cari açık miktarı 70,2 milyar dolar olurken 12 aylık birikimli cari açık bu yıl ilk defa düşerek 77,8 milyar dolara geriledi.
Yıllıklandırılmış cari açık 2011 Kasım ayında 78,6 milyar dolar ile en yüksek seviyeye ulaşmıştı.Cari açığın finansman yapısına bakıldığında ise doğrudan yatırımlar Ocak-Kasım döneminde 12 milyar dolar olarak gerçekleşirken aynı dönemde portföy yatırımlarından dolayı gerçekleşen sermaye girişi 15,9 milyar dolar seviyesinde oldu.
Söz konusu dönemde bankacılık sektörünün net kredi kullanımı 12,6 milyar dolar olarak gerçekleşirken özel sektörün net kredi kullanımı ise 7,1 milyar dolar tutarında oldu.
Geçen yılın aynı döneminde net kredi ödeyicisi konumunda olan özel sektörün bu yılın Ocak-Kasım döneminde net kredi kullanıcısı durumuna geldiğini görülülüyor.
Bu durum özellikle Avrupa’da bankaların yaşadığı sorunlara rağmen hem bankacılık sektörünün hem de diğer sektörlerin yurtdışından kredi bulmakta zorlanmadığını gösteriyor.
Ödemeler dengesindeki bir diğer önemli gelişme de geçen yılın Ocak-Kasım döneminde 4 milyar dolar olarak gerçekleşen net hata noksan kaleminin bu yılın aynı döneminde 12,9 milyar dolar olarak gerçekleşmesi oldu.
Yine Merkez Bankası’nın uyguladığı zorunlu karşılık uygulamalarının da Ekim ayında azalan döviz rezervlerini Kasım ayında arttırdığını görülmüş oldu.
Cari açık yavaşlama sinyali veriyor fakat Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı olmaya devam edecek.
Açıklanan rakamlar Merkez Bankası’nın Ekim ayında başlattığı parasal sıkılaştırma politikasının hedefine paralel olarak iç ve dış talebin dengelenmeye başladığını ve cari açığın önümüzdeki süreçte biraz daha makul seviyelere gelebileceği yönünde sinyaller vermiş oldu.
Yavaşlayan iç talep ve TL’deki değer kaybının önümüzdeki süreçte de cari açık rakamlarına olumlu yansımasını ve özellikle yılın ilk yarısında cari açıkta önemli iyileşmelerin görülmesi bekleniyor.
Her ne kadar iç talebin yavaşlaması ve değer kaybeden TL’nin ihracata destek vermesi cari açığı olumlu etkileyecek olsa da yapısal bir problem olan bu konu Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı olmaya devam edecek.
Gerek Türkiye’nin kredi notunun arttırılması gerekse şirketlerimizin daha uzun vadeli ve daha ucuz faizlerle borçlanmasının önünde cari açıktan dolayı oluşan tehdit Demokles’in kılıcı gibi bütün iyi gelişmelere rağmen ekonominin önünde sallanmaya devam edecek.
Teşvik paketleri hızlandırılmalı
Özünde bir yatırım-tasarruf açığı olan cari açık problemini çözebilmek için orta ve uzun vadede tasarrufların teşvik edilmesini sağlayacak yapısal önlemler ön plana çıkartılmalı.
Bunun yanında özellikle ekonominin ara malı ithalatını ve enerjide dışa bağımlılığını azaltacak tedbirlerde ve teşvik paketlerinde hızlı hareket edilmesi büyük önem taşıyor.
Diğer türlü Merkez Bankası’nın alacağı önlemler veya Maliye politikası ile alınacak tedbirler kısa vadeli etkiler oluşturmaktan öteye geçmeyecek.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!