19 Mayıs 2012 Cumartesi

2012'de piyasalarda neler olacak?

2011 yılının sona ermesiyle birlikte piyasalar ile ilgili değerlendirmeler de tamamlandı.

10 Ocak 2012 Salı 20:51
2012'de piyasalarda neler olacak?
ABank Ekonomisti Serdar Şenol, hem Türkiye ve dünya ekonomisinde, hem de bankacılık sektörü ve ABank için 2011 yılının nasıl geçtiğini değerlendirdi, 2012 öngörülerini paylaştı.

2011 yılı Türkiye ve dünya ekonomisi için nasıl geçti?

2011 yılına başlarken, küresel krizin etkilerinin zayıflayacağı düşünülüyordu.  ABD Merkez Bankası’nın bilançosunu büyütmeye devam etmesi küresel risk iştahının yüksek seyretmesinde etkili oldu. Avrupa bölgesine dair endişelerin giderek yoğunlaşması ve likidite genişlemesinin duraksamasıyla yılın ikinci kısmında belirgin dalgalanmalar gündeme geldi.

Yunanistan’ın borçluluk sorununun etkileri, Temmuz ayının ardından piyasalarda olumsuz bir seyir görülmesine neden oldu. Diğer yandan, küresel talebin beklentilerin altında kalması da büyüme beklentilerini özellikle yılın sonarlına doğru kademeli olarak düşürdü.

2012 yılına başlarken, finansal piyasalarda belirsizliklerin sürdüğünü görüyoruz. Küresel talebin zayıf kalması ve Avrupa’ya dair endişelerin sürmesi nedeniyle çalkantılı seyrin yılın ilk yarısında devam etmesi mümkün olabilecek.

Türkiye’de 2011 yılı başlarından itibaren TCMB’nin politikaları etkili oldu. Düşük faiz ortamı ve küresel risklerdeki artışa paralel olarak TL’nin belirgin değer kaybı, aynı zamanda enflasyonist baskılar yaratarak, TCMB’nin TL tarafında daha sıkı bir politika sergilemesine neden oldu.

 Türkiye ekonomisi dış finansmanla fonlanan güçlü iç taleple son çeyreğe kadar beklentilerin üzerinde bir büyüme potansiyeli sergiledi. 2011 yılı sonunda enflasyonda %10.5’e çıkılırken, %8.5’e varan bir büyüme sağlanabilecek.

 2011 yılı bankacılık sektörü için belirsizlik doluydu

Yılın başlarından itibaren faiz ve döviz tarafında görülen dalgalanmalara bağlı olarak bankacılık sektöründe de belirsizlikler hakim oldu. Yılın genelinde bankacılık sektörünün menkul kıymet portföyü yatay seyrederken, krediler tarafında toplamda %29’luk artış görüldü.

Yılın ortalarına kadar kredilerde artış oranı yüksek düzeylere çıkarken, TCMB ve BDDK önlemleri yıl ortasından itibaren kredilerdeki artışı sınırladı. Bu nedenle, yılın ikinci yarısında sektördeki rekabet hızla arttı. Faizler ve maliyetlerde kademeli yükseliş olması, kamu borçlanma senetlerinden elde edilen karların gerilemesine neden oldu.

Buna bağlı olarak, getiri arayışıyla kredi pazarına ve bankacılık hizmet gelirlerine yöneliş görüldü. Sektörde ayrıca, verimlilik ve maliyet kontrolünün önemi çok daha yükseldi. Sektörde bu anlamda daha sert bir rekabet ortamı oluştu.

Son çeyreğe gelirken, artan maliyetlere ve talepteki zayıflamaya bağlı olarak, kredi spread’lerinde de belirgin yükseliş oluştu. Ayrıca, TCMB’nin para politikasını ve likiditeyi sıkıştırması nedeniyle fonlama imkanları daha fazla önem kazandı. Mevduat bazında oldukça yüksek bir rekabet görülürken, sektörün tahvil ve bonolar yoluyla sağladığı fonlama hızla yükseldi. Yurtdışı borçlanmalar bazında sektör nispeten daha rahat bir süreç geçirdi.

Dalgalı seyir sürecek

2012 yılına dair en önemli etken Avrupa bölgesindeki sorunların çözümüne dair atılacak adımlar olacaktır. Bu kapsamda sorunların çözümüne dair gelişmeler piyasaları güçlendirebilecek. Aksi takdirde, piyasalardaki dalgalı seyir sürecektir.

Küresel bazda talebin nispeten düşük seyredeceği varsayımı altında büyüme potansiyeli yılın ilk yarısında daha zayıf seyredecek. Türkiye ekonomisinin bu bağlamda, %3-4 bandında bir büyüme sağlamasını bekliyoruz.

Enflasyonsa yılın büyük kısmında nispeten yüksek düzeylerde kaldıktan sonra yılın son çeyreğinde %7’lere doğru gerileyebilecek. Talepteki güç kaybı aynı zamanda bankaların kredi artışlarının daha sınırlı düzeyde kalmasına neden olacak.

TCMB, mevcut politikası kapsamında, yılın en azından başlarında para politikasında sıkılaştırıcı tercihlerini sürdürecek. Bu nedenle, TL faizlerin nispeten yüksek düzeyde kalması mümkün olabilecek. Buna karşın, Avrupa ya da ABD tarafından gelebilecek olası parasal genişleme kararlarının Türkiye’ye yönelebilecek sermayeye destek verebileceği beklentileri de gündemde.

Bankacılık sektöründe spread’lerin yüksek seyredeceği bir yıl geçireceğiz. Küresel risk iştahının yükselmesi durumunda, yılın ilerleyen dönemlerinde kamu borçlanma senetlerinde fırsatlar oluşabilecek. Fonlama tarafında, sıkı TL politikası nedeniyle özellikle yılın başlarında yoğun rekabet yaşanacağını düşünüyoruz.

Maliyetlerin yüksek kalması ve talebin güç kaybetmesi sektör karlılığının 2011 yılına göre daha zayıf seyretmesine neden olabilecek. Bu süreçte ayrıca, sektör kredilerindeki artışın %15’ler düzeyinde kalabileceğini düşünüyoruz. Yükselen faiz oranları ayrıca yıl içinde bankaların menkul kıymet portföyü tercihlerine de destek verebilecek.  Aktif kalitesinin 2012 yılında belirleyici bir faktör olacağını düşünüyoruz.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Küçükçekmece' de yaşamaktan memnun musunuz?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV